9 Ağustos 2012 Perşembe

Doğum Pozisyonları

Doğum yaparken,kadınların sırtüstü yatmaları size de saçma gelmiyor mu? Sırtüstü yatarak doğurmaya çalışmak, ilk önce biz kadınların anatomisine sonrada yer çekimine aykırı ama Türkiye'deki çoğu doktor hala kadınları yatarak ıkınmaya teşvik ediyor.


İstanbul'daki en pahalı ve gözde hastanenin doğumhanesinde, şöyle bir olaya şahit oldum. Doktor, doğal doğumu destekliyor ve mümkün olduğunca müdahalesiz bir şekilde, bebeğin dünyaya gelmesine çalışıyordu ve tabii bu öncelikle annenin tercihiydi. Yatarak ıkınmak istemeyen anne, doktorunun da yönlendirmesiyle pozisyon değiştiriyordu.


Hemşirelerden biri, bu esnada kısık bir sesle yanındaki arkadaşına şöyle dedi " Ayyy bebek yere düşecek galiba!! " Yani, onlar için o kadar olağan dışı bir durumdu ki bu, gözlerini dört açmış, doktoru ve anneyi seyrediyorlardı.
Ben diyorum ki, size birazcık anatomimizden bahsedeyim. Şimdi bizim doğum kanalımız, düz bir çizgi gibi değildir. Daha çok J harfine benzer diyebiliriz. Yani bebek dümdüz aşağıya kayıp çıkamaz. Yukarıdaki resimde gördüğünüz gibi, önce aşağı kayar sonra pelvisimizden (leğen kemiğimiz) geçerek doğar. Sırtüstü yattığımızda, pelvis, bebeğin ağırlığıyla yaklaşık %30 daralır. Eee şimdi biz yatarsak, bebek nasıl kolay doğsun???
Aynı şeyleri, açılma dönemi için de söylemeliyiz. Yatarak sancıları karşılamak hem daha acı verici olur hemde bebeğin doğum kanalına girmesini,doğru pozisyonu almasını zorlaştırır. Hele sırt üstü yatıyorsanız, bebeğiniz strese bile girer mazallah...
Zaten çok yoğun hisler yaşayacaksınız, doğum yapmak zor ve yorucu bir süre, o zaman bu işi kolaylaştırabilecekken neden daha da zor bir hale getiriyoruz???
Şimdi bu güne kadar herkes böyle doğurdu, sen mi daha iyi biliyorsun, doktorlar mı diyebilirsiniz. Bu anlattıklarım, yurtdışında senelerdir uygulanan, kanıtlanmış gerçekler. Peki bizde niye uygulanamıyor? Bizim doktorlarımız neden doğumların doğal olmasından yana değil? ( Lafta hepsi doğal doğumu savunur ama son dakika nasılsa hep bir problem çıkar ve sizi sezaryene almak zorunda kalırlar ) Tabi nadir de olsa gerçekten doğal doğumu destekleyen doktorlarımız var. Benden tavsiye, eğer sezaryen istemiyorsanız, doktorunuzu çok iyi seçin ki son anda bir sürprizle karşılaşmayın.
Birde şu var, eğer sırtüstü ıkınmak istiyorsanız,kesinlikle denemelisiniz. Doğum anınız size özel, içgüdülerinizi, bedeninizin, o anki ihtiyaçlarını dinleyin. En doğru pozisyon, sizin en iyi hissetiğiniz, en kolay ıkındığınız olacaktır.
Çoğu zaman, sırtüstü yatıp ıkınmaya çalışmak size artı müdahaleler yapılması anlamınada gelebilir. Mesela epizyotomi. Şunu bir düşünün, birçok doktor hamileliğinizin otuzuncu haftasından sonra sırtüstü yatmanızı istemez. Sonra doğum anında sizi sırtüstü yatırır, açılma döneminde NTSye uzun süre bağlı tutarak hareketsiz bırakır. Sadece bu bile kafalarda soru işaretleri bırakmaya yeter...
Peki biz ne yapacağız??
İşte size, ıkınma ve açılma döneminde deneyebileceğiniz alternatif pozisyonlar. Aşağıdaki resimde karışık görünüyorlar. Yani topun üstüne oturup ıkınmıyoruz :o)

Ayakta Durma
Kasılmalar sırasında ve arasında yer çekimi avantajını kullanırsınız.
Kasılmaların daha az acı verici ve daha verimli olmasını sağlar.
Bebeğinizin, pelvisinizin açısını almasına yardımcı olur.
Eğer uzun süre yatmışsanız, doğum sürecinizi hızlandırır.
Doğumunuzun ikinci aşamasında (bebeğin doğumu) ıkınma dürtüsünü arttırabilir.
Yürüme
Ayakta durmakla aynı ve ayrıca:
Pelvis eklem hareketlerinde değişikliklere neden olarak, bebeğin dönüşünü ve inişini hızlandırır.
Ama uzun süre yürümeyin, yorulabilirsiniz :o)
Ayakta Durarak Eşe,Doğum Topuna Yada Yatağa Dayanmak
Ayakta durmakla aynı ve ayrıca:
Sırt ağrılarınızı azaltır.
Bu pozisyonda eşiniz yada doulanız (doğum koçu) size masaj yapabilir.
Ayakta durmaktan daha az yorar.
Occiput posterior (OP) durumundaki bebeğinizin dönmesine yardım eder.
Yavaş Dans
Ayakta durmakla aynı ve ayrıca:
Pelvis eklem hareketlerinde değişikliklere neden olarak, bebeğin dönüşünü ve inişini hızlandırır.
Sevdiğiniz birine sarıldığınız için duygusal olarak kendinizi daha iyi hissetmesinizi sağlar.
Ritim ve müzik sayesinde rahatlarsınız.
Yan Durarak,Tek Ayağı Sandalyeye Basma
(3.Sıradaki 3.Resim)
Pelvisin, eğilme hareketinin yapıldığı tarafı genişletir.
Occiput posterior (OP) durumundaki bebeğinizin dönmesine yardım eder.
Ayakta durarak ve diz çökerek yapılabilir.
Topun Üzerine Dik Oturmak
İyi bir dinlenme pozisyonudur.
Bir ölçüde yerçekimini kullanırsınız.
Klozette Oturmak
Dik oturmakla aynı ve ayrıca:
Bağırsak hareketleri için itme yarattığından, itme dürtünüze yardımcı olur.
Etkili ıkınma için, perine bölgenizin gevşemesine yardımcı olur.
Yarı Oturma
Dik oturmakla aynı ve ayrıca:
Vajinal incelemelere izin verir.
Sırt ağrılarınızı azaltabilir.
Kolay bir pozisyondur, yatakta veya doğum masasında uygulayabilirsiniz.
Yaygın bir doğum pozisyonudur.
Oturmak, Sandalyede Sallanmak
Dik oturmakla aynı ve ayrıca:
Sallanma hareketi nedeniyle doğum sürecinizi hızlandırabilir.
Sandalyeye Ters Oturmak
Dik oturmakla aynı ve ayrıca:
Sırt ağrılarınızı azaltır.
Masaj için çok iyi bir pozisyon.
Emekleme Pozisyonu
Sırt ağrılarınızı azaltır
Göbek bağı sorunlarına karşı bebeğinizi koruyabilir.
Occiput posterior (OP) durumundaki bebeğinizin dönmesine yardım eder.
Pelvis daireleri ve pelvik tilt yapmanıza yardım eder.
Vajinal incelemelere izin verir.
Hemoroidlerdeki baskıyı azaltır.
Erken itme güdüsünü azaltır.
Hızlı bir ikinci aşamayı yavaşlatır, yer çekimi etkisizdir.
Açık Diz, Göğüs Pozisyonu
Yukarıdaki resimde yok ama tarif edeyim. Emekleme pozisyonunda dizlerinizi biraz daha açın ve dirseklerinizin üstüne eğilin, başınızıda kollarınızın üstüne koyun. Böylece göğüsünüzde yere yakın duruma gelir. Umarım açıklayıcı olmuştur :o)
Kasılmalar sırasında, bebeğinizin başının pelvisten çıkmasına yardımcı olur ve göbek bağı sarkmasını önleyebilir.
Bazen kasılmalar sık olursa ve sırt ağrılarıyla gelirse ama genişlemede ilerleme olmazsa, doğum sürecinin başlarında önerilir.(Occiput posterior (OP) durumundaki bebeğinizin başının, pelvisten çıkmasını teşvik eder.)
Şişmiş serviks üzerindeki baskıyı azaltır.
Doğumdan sonra kullanılmamalıdır.
Yan Yatmak
Çok iyi bir dinlenme pozisyonudur.
Sırt ağrılarını azaltabilir.
Yüksek tansiyonu düşürmeye yardımcı olabilir.
Epidural uygulaması ve sonrası için güvenli bir pozisyondur.
Yer çekimi etkisizdir.
Yürümeyle alternatifli kullanıldığında, doğum sürecini hızlandırabilir.
Hemoroidlerdeki baskıyı azaltır.
İkinci aşamada sakral harekete ikin verir.
Şimdi Okuyacaklarınız Öncelikle İkinci Aşama Pozisyonlarıdır.
Çömelme
Sırt ağrılarını azaltabilir.
Yer çekiminden yararlanır.
Pelvis çıkışını genişletir. (Pelvis girişini daraltacağı için doğumun birinci aşamasında önerilmez.)
Zor bir doğumda dönüşü ve inişi hızlandırabilir.
İtme güdüsü duymuyorsanız yararlıdır.
Üst gövdenin fundusa bastırmasının avantajını kullanır.
Kucakta Çömelme
Çömelmeyle aynı ve ayrıca:
Çömelmenin aksine, dizlerinize ve ayak bileklerinize yüklenmenizi azaltır.
Anne için daha az yorucudur,daha fazla destek sağlar.
Sevdiği birine sarıldığı için, annenin duygusal olarak daha rahat olmasını sağlar. (Tabi o sevdiği birinin, güçlü kuvvetli olması lazım:o)
Destekli Çömelme
Resimde, sol yukarıdan aşağı doğru ikinci resim.
Harici baskının (yataktan, sandalyeden vs.) neden olabileceği pelvis eklemi hareketliliğinin sınırlandırılmasını ortadan kaldırır.
Yer çekimininden yararlanır.
Annenin gövdesini uzatarak bebeğin doğru pozisyonu alması için daha fazla alan açar.
Bebeğin dönüş ve inişinin hızlanması için pelvis eklemlerine hareket özgürlüğü sağlar.
Ve  bu pozisyonu yapabilmek için, yine güçlü kuvvetli bir eş gerekir.
Asılma
Resimde soldan sağa üçüncü.
Destekli çömelmeyle aynıdır ama eş için çok daha kolaydır.
Anne adayının ikinci aşamada ayakta durmasının gerektirir.

Şimdi size ilginç bir hikaye anlatacağım.Bunu,doğumla ilgili okuduğum bir kitaptan öğrendim ve bana çok ilginç geldi.Hikayemiz, hamile yarasalarla ilgili.
Yarasalar, genellikle dik asılarak doğururlarmış, yani her zaman durduklarının tam aksine.Baş yukarıda, ayaklar aşağıda. Fakat bir keresinde, Boston Üniversitesinden biyolog Thomas Kunz, acemi bir meyve yarasasının baş aşağı durarak, başarısız bir şekilde doğum yapmaya çalıştığına tanık olmuş. Bir dişi "ebe" yarasa, bu yarasaya doğru uçmuş ve "napıyosun kardeş öle doğurulur mu hiç "dememiş tabii :o)) Üç saat boyunca tekrar tekrar, acemi yarasaya, doğru doğum duruşunu göstermiş. Bir yandan da kasılmaları ve ıkınmayı taklit etmiş. En sonunda, sancı çeken yarasa durumu kavramış ve bebeğini doğurabilmiş.
Şimdi benim diyeceğim, bir yarasa kadar olamazsak ne yapalım, nerelere gidelim. Acaba birazcık doğaya baksak, bizim gibi memelilerin nasıl doğum yaptığını araştırsak. Mesela kediler, köpekler...
Bu kadar gelişmiş teknoloji ve bilgiyle sahipken, özümüzü unuttuğumuzu, mahremiyetimizi ne kadar kaybettiğimizi ve mekanikleştiğimizi anlayabiliriz.
Unutmayın, doğumunuzda dinlemeniz gereken en önemli ses, kendi içsesiniz. Bilgilenin ama içgüdülerinizi de bir kenara bırakmayın.
Sevgiler















2 yorum:

Adsız dedi ki...

dopum meleği öyle güzel bilgilendirmişsin ki çok teşekkürler elif

Ozge Dundar Taskin dedi ki...

Çok teşekkür ederim Elif :D